İSPANYA / Barcelona

Barcelona  üç tarafı denizle çevrili bir liman şehri. Sokaklar labirent gibi. Nüfusu 2 milyon, gelen turist 9 milyon. Valencia ile İspanya bitti aslında, Katalan eyaleti başka bir dünya. Dağlık bir bölge o nedenle hep korunmuş. Madrid’den sonra ikinci büyük şehirdir ama daha kalabalıktır. Son yıllarda çok göç almıştır. Mezarlıklar ve hastaneler şehrin dışında yapılmıştır moral bozduğu için. Yıldızlı bayrak asarlar balkonlarına, İspanya’dan ayrılmak istiyorum anlamına gelir. Turizm şehri olarak bilinir ama sanayi şehridir, tekstil endüstrisi yoğundur. 92 olimpiyatlarında şehir yıkılıp yeniden yapılmış ve denizle buluşturulmuştur. Geçmişte sosyalizmin kalesi olan Barcelona, günümüzde  kapitalizmin elindedir. En büyük yatırım enerjiye yapılıyor. Taksilerin tamamı elektrikli. Otobüsler doğalgazlı. Yollarda park etmek yasak, sadece yer altındaki otoparklara park edebilirsin. 5 euroya. Halk bisiklete özendiriliyor.
Antoni Gaudi, Barcelona’yı Barcelona yapan kişidir. La Sagrada Familia (kutsal aile) Bazilikası onun en önemli eseri.
Öldüğünde henüz tamamlayamamıştır ama planlarını bırakmıştır. Yapımı günümüz mimarları tarafından orijinal planlarına sadık kalınarak devam etmektedir. Gaudi, ilk eğitimini Monsserat manastırında alır. O yıllarda ağır romatizmadan dolayı tekerlekli sandalyededir. Sonra iyileşmiştir. 27 yaşında mimar olmuştur. Koyu katoliktir ve etkisini yitirmekte olan hristiyanlığı yeniden hayran olunan din olarak görmek istediği için bu kiliseyi tasarlar. Kilisenin yapımı ziyaretçilerden gelen turizm geliriyle finanse ediliyor, hükümet desteği yok.

La Sagrada Familia

Park Guell

 

Park Guell’de Gaudi’nin Hansel ve Gratel masalından etkilenerek yaptığı iki ev.

Gaudi, modernista akımının öncüsü. Seramik parçalarını geri dönüştürerek Park Guell’in dinlenme alanlarını yaratmış.

Katalan bölgesinde halk çalışan burjuva, zengin. Biz Kastilla’nın yükünü taşımak istemiyoruz diyorlar. Çünkü kraliyete gönderirler kazançlarını. Katalan milliyetçiliği sosyalisttir. Basklar ise nasyonel milliyetçidir.

1930’larda Astorias’taki işçiler ayaklanır. Franco’yu görevlendirirler bastırması için. Asker yönetimi devralır. Koyu katolik olan Franco ülkede askeri cunta kurmak ister. İç savaş çıkar. Barcelona’da yıllarca 1936-39 arasında idamlar yapmış hala sokaklarda kurşuna dizilen insanlardan kalan kurşun izleri var.


St. Josep La Booueria
St. Josep La Booueria
St. Josep Mercat, Barcelona’nın National Geographic’de bir programa da konu olmuş ünlü pazaryeri. Hem yerli halkın alışveriş yaptığı hem de turistlerin gezdiği, La Rambla caddesi üzerinde buluşma yeri.
Kanarya adalarından gelen tropik meyveler hem eve alıp götürmek üzere, hem de ayak üstü atıştırmalık olarak satılıyor. Balık, meyve, sebze, kuruyemiş satan dükkanlar da var. Tapas yiyip, sangrea içebileceğiniz ayak üstü barlar da…

Deniz ürünleri ve zeytin tapaslar en çok yenenler arasında.

Deniz ürünlü paella.


Barcelona’da çok sık festival düzenleniyor, bu da sporcuların festivali. Run Barcelona.

Barcelona sokakları.

Zeytin ağaçları ülkenin her yerinde serinletiyor, doyuruyor, insanla iç içe yaşıyor.

 

Klasik bir İspanyol’un öğle yemeği kalamar bira.


Don Kişot, gitar, yelpazeler, şallar, şapkalar, kültürün pazarlanmasında ana unsurlar.